Manevi tazminat davasında zamanaşımı süresi hangi hukuki nedene göre değişiklik gösterir? Haksız fiilden kaynaklanan bir manevi tazminat davasında, fiilin aynı zamanda ceza kanununa göre suç teşkil etmesinin zamanaşımı süresine etkisini (uzamış ceza zamanaşımı) TBK m. 72 çerçevesinde izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104124

Manevi tazminat davasında zamanaşımı süresi, davanın dayandığı hukuki nedene göre değişir: - **Haksız Fiil (Genel Kural):** Zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren **2 yıl** ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren **10 yıl**dır (TBK m. 72/1). - **Sözleşmeye Aykırılık:** Genel zamanaşımı süresi olan **10 yıl**dır (TBK m. 146). - **Boşanma:** Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren **1 yıl**dır (TMK m. 178). **Uzamış Ceza Zamanaşımının Etkisi (TBK m. 72/1, son cümle):** Eğer manevi zarara yol açan haksız fiil, aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörülen bir suç teşkil ediyorsa, haksız fiiller için öngörülen 2 ve 10 yıllık süreler yerine, o suç için ceza kanununda belirtilen **daha uzun olan dava zamanaşımı süresi** uygulanır. Buna 'uzamış ceza zamanaşımı' denir. Örneğin, taksirle yaralamayla sonuçlanan bir trafik kazasında, yaralanmanın niteliğine göre TCK'da öngörülen ceza davası zamanaşımı süresi 8 yıl ise, manevi tazminat davası için de 2 yıllık süre değil, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Ayrıca, ceza davası açılmış ve devam ediyorsa, ceza davası zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, ceza davası sonuçlanana kadar manevi tazminat davası da açılabilir (Manevi Tazminat Davası).