Bir manevi tazminat davasında, davacı dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmamış, ancak yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talep etmiştir. Bu talep geçerli midir ve mahkeme bu talebe dayanarak manevi tazminata hükmedebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104087

Hayır, bu talep geçerli değildir ve mahkeme bu talebe dayanarak manevi tazminata hükmedemez. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/4089E. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, ıslah, **açılmış olan bir davada** taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesine olanak tanıyan bir yoldur. Islah ile **yeni bir dava açmak veya davaya yeni bir talep eklemek mümkün değildir.** Dava dilekçesinde hiç yer almayan bir talebin (somut olayda manevi tazminat), yargılama sırasında ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi, 'yeni bir talep ekleme' anlamına gelir ki bu, ıslah kurumunun amacına aykırıdır. Davacı, manevi tazminat talep etmek istiyorsa, bunu ya baştan dava dilekçesinde belirtmeli ya da şartları varsa ayrı bir dava açmalıdır. Bu nedenle, başlangıçta talep edilmeyen manevi tazminat hakkının, yargılama aşamasında ıslah ile talep edilemeyeceği gözetilerek, bu yönde usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin bu talebi kabul ederek tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (Manevi Tazminat Davası, Yargıtay 13. HD, 2015/4089E. 2016/9684K. sayılı karar)