Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan bir sanık hakkında mahkemenin izlemesi gereken yargılama usulü nedir? Mahkeme, savunma almadan doğrudan ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararı verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104080

Hayır, veremez. Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan bir sanık hakkında mahkeme, yargılamayı sonlandırıp doğrudan güvenlik tedbirine hükmedemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/5194 sayılı kararında belirtildiği üzere, izlenmesi gereken usul şudur: 1. **Savunma Hakkının Sağlanması:** Sanığın akıl hastası olması, savunma hakkından mahrum bırakılacağı anlamına gelmez. Öncelikle sanığın, CMK m. 191 ve m. 147'ye uygun olarak **usulünce savunmasının alınması ve sorgusunun yapılması** gerekir. 2. **Delillerin Tartışılması:** Sanığa, aleyhindeki tüm delillerin gösterilmesi ve bu delillere karşı diyeceklerinin sorulması, yani delillerin tartışılması zorunludur. 3. **Suçun Sübutuna İlişkin Karar:** Mahkeme, tüm bu işlemlerden sonra, sanığın isnat edilen suçu **işleyip işlemediği** konusunda bir kanaate varmalıdır. - **Eğer suçun sanık tarafından işlendiği ispatlanamazsa,** yani delil yetersizliği varsa, sanık hakkında **beraat kararı** verilmelidir. Bu durumda güvenlik tedbiri de uygulanamaz. - **Eğer suçun sanık tarafından işlendiği kanıtlanırsa,** ancak o zaman TCK m. 32/1 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK m. 57 uyarınca **akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına** karar verilir. Özetle, sanığın fiili işlediği sabit olmadan, sırf akıl hastası olduğu için hakkında güvenlik tedbirine hükmedilemez. Bu, 'suçsuzluk karinesi' ve 'savunma hakkı'nın bir gereğidir. (Güvenlik Tedbirleri Yargıtay Kararları)