Bir mirasçı, murisinin sağlığında yaptığı bir taşınmaz devrinin, murisin o tarihte hukuki ehliyetsizliğe sahip olduğu iddiasıyla iptalini talep etmektedir. Bu durumda, mirasçıların dava açma usulü ve taraf sıfatı bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK-K.2010/337) benimsediği ilke nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #104009

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/337 sayılı kararına göre, murisin (mirasbırakanın) sağlığında yaptığı bir temlikin ehliyetsizlik nedeniyle iptali için açılacak davada, mirasçıların doğrudan kendi adlarına dava açma sıfatı yoktur. Çünkü temliki yapan ve hak sahibi olan kişi hayatta olduğu sürece, dava açma hakkı münhasıran ona aittir. Bu durumda doğru usul şöyledir: 1. **Vasi Atanması:** Ehliyetsiz olduğu iddia edilen ve hayatta olan gerçek hak sahibine (muris) vasi tayin edilmesi gerekir. 2. **Vesayet Makamından İzin:** Atanan vasi, vesayet makamından (Sulh Hukuk Mahkemesi) izin almak suretiyle, kısıtlı adına tapu iptal ve tescil davası açmalıdır. Eğer mirasçılar, babaları hayattayken kendi adlarına dava açarlarsa, dava tarihinde taraf ehliyeti bulunan babaları adına usule aykırı olarak kendilerini taraf göstermiş olurlar. Bu durumda davacı sıfatları bulunmadığından dava reddedilmelidir. Yargılama sırasında babanın ölmesi dahi bu usuli eksikliği gidermez. Murisin ehliyetsizliği nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının, muris öldükten sonra ise tereke adına açılması gerekir (Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası).