Manevi tazminatın şartlarından biri olan 'hukuka aykırılık' unsurunun varlığı için, zarara neden olan eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi zorunlu mudur? Açıklayınız.
Hayır, zorunlu değildir. Manevi tazminat davasının şartlarından olan hukuka aykırılık unsurunun varlığı için, kişilik haklarını ihlal eden eylemin ceza kanunları anlamında bir suç teşkil etmesi şart değildir. **Eylemin, genel hukuk düzeni tarafından haksız veya hukuka aykırı olarak nitelendirilmesi yeterlidir.** Örneğin, bir kişinin diğerine hakaret etmesi hem TCK kapsamında bir suçtur hem de kişilik haklarını ihlal eden bir haksız fiildir. Bu durumda hem ceza davası hem de manevi tazminat davası açılabilir. Ancak, bir kişinin komşusunun evine bakacak şekilde sürekli kamera yerleştirmesi, ceza kanununda doğrudan bir suç olarak tanımlanmamış olabilir; fakat bu eylem, komşunun özel hayatının gizliliği şeklindeki kişilik hakkını ihlal ettiği için hukuka aykırıdır ve manevi tazminat davasına konu olabilir. Önemli olan, eylemin kişinin kişilik değerlerine (şeref, haysiyet, özel hayat, vücut bütünlüğü vb.) yönelik bir saldırı niteliği taşıması ve bu saldırının hukuka uygunluk nedenlerinden (meşru müdafaa, zaruret hali, rıza vb.) birine dayanmamasıdır. (Manevi Tazminat Davası Şartları)