Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin (TCK m. 58) uygulanması, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesini gerektiren bir durum mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki görüşünü gerekçeleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103975

Hayır, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/269 sayılı kararına göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesini gerektiren bir durum değildir. **CGK'nın Gerekçeleri:** 1. **Suçun Hukuki Niteliğini Değiştirmemesi:** Ek savunma hakkı (CMK m. 226), iddianamede anlatılan fiilin hukuki niteliğinin değişmesi halinde gündeme gelir. Tekerrür ise, bir güvenlik tedbiri olup, sanığa isnat edilen **suçun hukuki niteliğini değiştirmez.** Sadece cezanın infaz rejimini etkiler. Bu nedenle CMK m. 226'nın uygulama alanı dışındadır. 2. **İlk Defa Duruşmada Ortaya Çıkan Bir Hal Olmaması:** Tekerrür, sanığın daha önceden işlediği ve kesinleşmiş bir mahkumiyeti olması, yani **sabıkalı olması** halinde uygulanır. Sanık, kendi sabıkalılık durumunu önceden bilmektedir. Bu nedenle, tekerrür hali, yargılama sırasında ilk defa ortaya çıkan, sanığın haberdar olmadığı ve savunma hazırlığı yapamadığı sürpriz bir durum değildir. 3. **Savunma Hakkının Zaten Sağlanmış Olması:** Yargılama sırasında sanığın adli sicil kaydı duruşmada okunup, içeriğine karşı diyecekleri sorulur. Eğer sanık, kaydın kendisine ait olmadığı veya yanlış olduğu yönünde bir itirazda bulunmazsa, savunma hakkının bu yönden kullanıldığı kabul edilir. Bu nedenle ayrıca ek savunma hakkı verilmesi gereksizdir. Ancak CGK, eğer adli sicil kaydı sanığa hiç okunup diyecekleri sorulmazsa, bu durumun savunma hakkı kısıtlaması oluşturabileceğini ve bozma nedeni olabileceğini de belirtmiştir. (Güvenlik Tedbirleri Yargıtay Kararları, CGK - Karar : 2013/269)