5237 sayılı TCK'ya göre güvenlik tedbirleri ile cezalar arasındaki temel ayrım nedir ve güvenlik tedbirlerine karar verilebilmesi için failin kusurlu olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103970

5237 sayılı TCK'da yaptırımlar 'ceza' (hapis ve adli para cezası) ve 'güvenlik tedbirleri' olarak ikiye ayrılmıştır. Aralarındaki temel ayrım, odaklandıkları amaç ve kusurla olan ilişkileridir. - **Cezalar,** işlenmiş olan suça bir karşılık (kefaret) niteliğindedir ve geçmişe yöneliktir. Cezalandırmanın temelinde failin **kusurluluğu** yatar. 'Kusursuz ceza olmaz' ilkesi gereği, kusur yeteneği olmayan bir kişiye ceza verilemez. - **Güvenlik Tedbirleri** ise, geleceğe yöneliktir. Temel amacı, suç işleyen kişinin tehlikelilik haliyle orantılı olarak onu ıslah etmek, tedavi etmek, topluma yeniden kazandırmak ve tekrar suç işlemesini önlemektir. Bu amaç farkından dolayı, güvenlik tedbirlerine karar verilebilmesi için **failin kusurlu olması şart değildir.** Güvenlik tedbirleri, failin tehlikelilik haline odaklandığı için, akıl hastalığı (TCK m. 57) veya yaş küçüklüğü (TCK m. 56) nedeniyle kusur yeteneği bulunmayan ve bu yüzden ceza verilemeyen kişilere dahi uygulanabilir. Örneğin, ceza sorumluluğu olmayan bir akıl hastasının işlediği suçta kullanılan bıçak müsadere edilebilir (TCK m. 54) veya kişi tedavi altına alınabilir (TCK m. 57). (Güvenlik Tedbirleri Yargıtay Kararları)