6284 sayılı Kanun kapsamında kalan suçlara ilişkin davaların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bildirilmesinin zorunlu olup olmadığı konusundaki içtihat uyuşmazlığında, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 'bildirim zorunluluğu yoktur' yönündeki kararının temel hukuki argümanları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103911

Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 E. ve 2019/7 K. sayılı içtihadı birleştirme kararında, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki davaların Bakanlığa bildirilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna varılırken kullanılan temel hukuki argümanlar şunlardır: 1. **Kanunda Açık Hüküm Bulunmaması ve Kıyas Yasağı:** Kararda, diğer kanunlarda bir kuruma davaya katılma hakkı tanındığında, davanın o kuruma bildirilmesi zorunluluğunun ayrıca ve açıkça düzenlendiği belirtilmiştir. Örneğin, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.18 ve Bankacılık Kanunu m.162'de bu yönde açık hükümler vardır. 6284 sayılı Kanun m.20/2'de ise davaya katılma hakkı düzenlenmiş ancak bildirim zorunluluğuna yer verilmemiştir. Bu durum, kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olarak yorumlanmış ve bildirim zorunluluğu olmadığı sonucuna varılmıştır. 2. **Kanunun Kendi İçindeki Sistematiği:** 6284 sayılı Kanunun kendisinde, bildirim zorunluluğu öngörülen hallerin (örneğin tedbir kararlarının bildirimi, m.10) ayrıca düzenlendiği, ancak davaya katılma konusunda böyle bir düzenleme yapılmadığı vurgulanmıştır. Bu da kanun koyucunun bu konuda bir zorunluluk getirmek istemediğini göstermektedir. 3. **Uygulama Yönetmeliği'ndeki İfade:** 6284 Sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği m.46'da Bakanlığın 'herhangi bir şekilde haberdar olduğu' davalara katılabileceği belirtilmiştir. Bu ifade, davanın Bakanlığa her durumda mahkeme tarafından bildirilmeyeceğini, Bakanlığın başka yollarla da davadan haberdar olabileceğinin öngörüldüğünü desteklemektedir. 4. **Bakanlığın Davadan Zaten Haberdar Olduğu Varsayımı:** Yönetmelikler uyarınca (Uygulama Yön. m.5/1), kolluğa intikal eden olayların zaten soruşturma aşamasında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) aracılığıyla Bakanlığa bildirildiği, bu nedenle kovuşturma aşamasında mahkemenin ayrıca bildirim yapmasına gerek olmadığı düşünülmüştür (6284 Sayılı Kanuna Göre Bakanlığın Davadan Haberdar Edilme Zorunluluğu Var mı?).