Anayasa Mahkemesi'nin Gülseren Çıtak kararında, CMK m.141 kapsamındaki tazminat başvurularına ilişkin içtihat değişikliğine gitmesinin temel iki nedeni nedir? Bu nedenlerin, Mahkemenin önceki içtihadında yarattığı sorunları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103898

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu'nun Gülseren Çıtak kararında içtihat değişikliğine gitmesinin iki temel nedeni vardır: 1) **AYM Bölümleri Arasında Farklı Yaklaşımların Ortaya Çıkması:** Önceki içtihat, Anayasa m.19/9 kapsamındaki tazminat hakkı için CMK m.141/1-a uyarınca dava açılmasını ve hukuka aykırılığın ileri sürülmesini gerektiriyordu. Ancak bu kuralın uygulanmasında, başvurucuların ne tür beyanlarının 'hukuka aykırılığın özü itibarıyla ileri sürülmesi' olarak kabul edileceği konusunda AYM bölümleri arasında tutarsızlıklar yaşanmıştır. Bazı kararlarda (örneğin, İ.F., B. No: 2018/1168) sadece 'haksız' yakalama denmesi yeterli görülmezken, diğer kararlarda (örneğin, Şevket Tayfur, B. No: 2020/11133) yeterli görülmüştür. Bu durum, başvuru yollarının tüketilmesi koşulunda öngörülemezliğe yol açmıştır. 2) **Yeniden Yargılama Konusunda Farklı Kararların Ortaya Çıkması:** Başvuru yollarının tüketildiği kabul edilen başvurularda, derece mahkemelerince CMK m.141/1-e kapsamında verilen tazminatın nasıl değerlendirileceği ve ihlal kararı sonrası yeniden yargılamaya hükmedilip edilmeyeceği konusunda da AYM bölümleri arasında fikir ayrılıkları mevcuttu. Bu durum, ihlalin sonuçlarının giderilmesi noktasında yeknesak bir uygulama olmasını engelliyordu. AYM, bu iki temel sorunu çözerek içtihatta yeknesaklık sağlamak amacıyla, CMK m.141/1-e kapsamında dava açılmasını başvuru yollarının tüketilmesi için yeterli görmüştür (AYM'nin CMK m.141/1-a’da öngörülen tazminat yolunun tüketilmesine dair içtihat değişikliği, Gülseren Çıtak Kararı, 2020/1554).