Bir kişinin, evlilik birliği devam ederken eşinin bir başkasıyla ilişki yaşadığını öğrenmesi üzerine, eşinin ilişki yaşadığı üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açması mümkün müdür? Yargıtay'ın bu konudaki görüşünü, haksız fiil ve kişilik haklarının ihlali kavramları çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103894

Evet, mümkündür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/8809E. sayılı kararında bu durum açıklığa kavuşturulmuştur. Davacının eşiyle evlilik birliği devam ederken ve evli olduğunu bilerek onunla ilişki kuran üçüncü kişi, davacıya karşı haksız bir fiil işlemiş olur. Bu haksız fiil, davacının **kişilik haklarını** ihlal eder. Sadakat yükümlülüğü evlilik birliğinin tarafları olan eşler arasındadır ve bu yükümlülüğün ihlali doğrudan üçüncü kişiye yöneltilemez. Ancak, bir kişinin evli olduğunu bilerek o kişiyle cinsel veya duygusal ilişki kuran üçüncü kişinin eylemi, aldatılan eşin sosyal ve kişisel değerlerine, onuruna, aile bütünlüğüne ve manevi huzuruna yönelik bir saldırı niteliğindedir. Bu durum, Borçlar Kanunu'nun 49. (yeni TBK m. 58) maddesi kapsamında bir **kişilik hakkı ihlali** olarak kabul edilir. Dolayısıyla, aldatılan eş, sadece kendisini aldatan eşine karşı değil, aynı zamanda bu eyleme katılan ve eşinin evli olduğunu bilen üçüncü kişiye karşı da, bu haksız fiil nedeniyle uğradığı manevi zarar (elem, keder, üzüntü) için manevi tazminat davası açabilir. Mahkemenin, bu durumda davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini kabul ederek uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmesi gerekir. (Manevi Tazminat Davası, Yargıtay 4. HD, 2012/8809E. 2013/8039K. sayılı karar)