Yargıtay içtihatlarına göre kasten yaralama suçunda, yaralanmanın 'mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma' (TCK m.87/1-d) neden olup olmadığının tespiti nasıl yapılır? Bu tespitin sadece adli tıp raporuna dayandırılmasının ötesinde, olayın hangi özellikleri dikkate alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103889

Yargıtay içtihatlarına göre, kasten yaralama fiilinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokup sokmadığı (TCK m.87/1-d), öncelikle Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak uzman raporu ile belirlenir. Ancak bu tespit sadece tıbbi bir değerlendirme değildir. Yargıtay, olayın bütününü değerlendirir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.06.2011 tarihli, 2011/1-114 E. sayılı kararında bu yaklaşım görülmektedir. Raporda 'yaşamı tehlikeye soktuğu' belirtilen yaranın varlığına rağmen, failin kastının öldürmeye teşebbüs mü yoksa TCK m. 87/1-d kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama mı olduğunu belirlemek için şu unsurlar birlikte değerlendirilir: 1. **Darbe Sayısı ve Niteliği:** Yaşamı tehlikeye sokan darbenin tek bir darbe ile sınırlı kalması, kastın yaralamaya yönelik olduğuna işaret edebilir. 2. **Hedef Seçme Olanağı:** Kavganın ani ve hareketli bir ortamda gelişmesi nedeniyle failin hassas bir hedef seçme olanağının bulunmaması, öldürme kastının zayıf olduğunu gösterebilir. 3. **Önceye Dayalı Husumet:** Taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek ciddi bir husumetin bulunmaması. 4. **Eyleme Devam Etme Olanağı:** Failin, yaraladıktan sonra eylemine öldürücü etkinlikle devam etme imkanı varken, bundan vazgeçip eylemine son vermesi. Bu unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, raporda hayati tehlike tespit edilse dahi, failin kastının öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğu ve fiilin TCK m.87/1-d kapsamında kaldığı sonucuna varılabilir. (Kasten Yaralama Sonucunda Hayati Tehlikenin ve Ölüm Neticesinin Oluşması)