Bir idari dava devam ederken, davacı şirketin ticaret sicilinden re'sen silinmesi (terkin edilmesi) durumunda, İYUK m. 26 açısından nasıl bir hukuki durum ortaya çıkar ve mahkemenin nasıl bir usuli işlem yapması gerekir?
Bir idari dava devam ederken davacı şirketin ticaret sicilinden re'sen silinmesi, İYUK m. 26/1 kapsamında **'tarafların kişiliğinde veya niteliğinde değişiklik'** hali olarak kabul edilir. Çünkü şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesiyle tüzel kişiliği sona erer ve davada taraf olma ehliyetini kaybeder. Danıştay 13. Dairesi'nin 2012/3884 E., 2015/2871 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda mahkemenin yapması gereken usuli işlem şudur: Dava esası hakkında bir karar vermek yerine, İYUK m. 26/1 uyarınca, **'davayı takip hakkı kendisine geçenin (örneğin tasfiye memuru veya hak sahibi mirasçılar/ortaklar) başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına'** karar vermektir. Mahkeme, dosyayı re'sen kapatamaz veya davayı reddedemez. Tüzel kişiliğin sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre, davayı takip etme hakkı ve yetkisi bulunan kişilerin davaya devam etme iradesini göstermeleri için bir bekleme sürecine girilir. Bu kişiler başvurarak davayı yenileyene kadar dosya işlemden kaldırılmış olarak kalır. Bu nedenle mahkemenin, bu usuli yolu izlemeden davanın esası hakkında karar vermesi hukuka aykırıdır (İYUK Madde 26 - Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik).