İYUK m. 26/3 uyarınca, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması durumunda davanın 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesi sürecini ve şartlarını açıklayınız. Bu süreçte yapılan tebligatın usulsüz olmasının sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103849

İYUK m. 26/3'e göre, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde davanın 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesi süreci şu şekilde işler: 1. **Tebligatın Yapılamaması:** Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen adrese gönderilen tebligatın (örneğin savunma dilekçesi, ara karar vb.) yapılamaması ve iade edilmesi gerekir. 2. **Dosyanın İşlemden Kaldırılması:** Bu durumda mahkeme, **yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyasını işlemden kaldırır.** Eğer varsa, yürütmenin durdurulması kararı da kendiliğinden hükümsüz kalır. 3. **Yeniden İşleme Koyma Süresi:** Davacının, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren **bir yıl içinde** yeni ve geçerli bir adres bildirerek davanın yeniden işleme konulmasını talep etmesi gerekir. 4. **Davanın Açılmamış Sayılması:** Eğer davacı bu bir yıllık süre içinde yeni adres bildirerek dosyayı yenilemezse, mahkeme **davanın açılmamış sayılmasına** karar verir. **Usulsüz Tebligatın Sonuçları:** Bu sürecin işletilebilmesi için, davacıya yapılan tebligatın **usulüne uygun olması** şarttır. Danıştay 11. Dairesi'nin 2011/3019 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine (örn. m. 21'deki usule) aykırı olarak yapılmış ve bu usulsüz tebligata dayanılarak dosya işlemden kaldırılmışsa, sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Usulsüz tebligata dayalı olarak verilen işlemden kaldırma ve açılmamış sayma kararları hukuka aykırı olup bozma sebebidir. Mahkeme, tebligatın usulüne uygun yapıldığından emin olmalıdır (İYUK Madde 26 - Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik).