Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2023 tarihli, 2023/242 E. sayılı kararı uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin temyizi kabil kararlarında, taraflara hangi konuda bir ihtar yapma yükümlülüğü getirilmiştir? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin temyiz süresine ve başvurusuna etkisi ne olacaktır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun söz konusu kararı, Bölge Adliye Mahkemelerine (BAM), temyizi kabil kararlarında ve bu kararlara ilişkin tebliğ mazbatalarında, taraflara şu konuda açık bir ihtar yapma yükümlülüğü getirmiştir: **İhtarın İçeriği:** Hükmün hangi nedenlerden dolayı bozulmasının istendiğinin **temyiz dilekçesinde belirtilmesi gerektiği** ve bu nedenlerin belirtilmemesi durumunda temyiz talebinin **sebep yokluğundan reddedileceği ve hükmün kesinleşeceği** ihtarı. Bu yükümlülük, Anayasa'nın 40/2. maddesi ('Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.') ve CMK'nın 34/2. maddesi ('Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.') ile 'hukuk devleti' ilkesine dayandırılmıştır. Temyizde gerekçe gösterme zorunluluğu, kanun yolunun 'şekli' olarak kabul edilmiştir. **Yükümlülüğün Yerine Getirilmemesinin Etkisi:** Eğer BAM kararında veya tebliğ mazbatasında bu ihtar bulunmuyorsa, yasal temyiz süresi (tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün) **işlemeye başlamaz.** Süre, tarafın bu zorunluluğu **öğrendiği tarihten itibaren** başlar. Öğrenme tarihinin kesin olarak belirlenememesi durumunda ise tarafın beyanı esas alınır. Dolayısıyla, bu ihtarın yokluğunda, yasal süre geçtikten sonra sunulan gerekçeli temyiz dilekçesi, 'öğrenme üzerine ve süresinde' kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmalıdır. Yargıtay'ın bu dilekçeyi süre veya gerekçe yokluğundan reddetmesi hukuka aykırı olacaktır (Temyizde Gerekçe Gösterme Zorunluluğu Nedeniyle İstinaf Kararında Bilgi Verme Yükümlülüğü).