Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan haksız bir fiil (örn. trafik kazası) nedeniyle kimler manevi tazminat davası açabilir? Ölenin 'yakını' kavramının kapsamını ve bu kişilerin dava açma hakkının hukuki dayanağını (TBK m. 56) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103833

Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davası açabilecek kişiler, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu madde, 'Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir' hükmünü amirdir. Bu hükme göre manevi tazminat talep edebilecek kişiler şunlardır: 1. **Ölenin Çok Yakınları:** Anne, baba, eş ve çocuklar gibi çekirdek aile üyeleri, ölenle aralarındaki yakınlık ve duydukları acı karine olarak kabul edildiğinden, başkaca bir ispat aranmaksızın manevi tazminat talep edebilirler. 2. **Diğer Yakınlar:** Kardeşler, nişanlı, büyükanne/büyükbaba, amca, dayı, teyze, hala, yeğen gibi diğer akrabalar ve hatta üvey anne/baba/çocuk gibi kan bağı olmayan kişiler de manevi tazminat davası açabilirler. Ancak bu kişilerin dava açabilmesi için, ölen kişi ile aralarında **gerçek, fiili, samimi bir yakınlık ve bağlılık ilişkisinin bulunduğunu ve ölüm nedeniyle derin bir elem ve ızdırap duyduklarını** ispat etmeleri gerekir. Yargı kararlarında aranan, soyut bir akrabalık ilişkisi değil, somut ve duygusal bir bağdır. Bu dava hakkı, ölenin mirasçısı olmaktan değil, bizzat kişinin ölümden duyduğu manevi acıdan kaynaklanan, yasanın tanıdığı bağımsız bir haktır. Bu nedenle ölenin desteğinden yoksun kalma şartı da aranmaz (Manevi Tazminat Davası).