İhalenin feshi davalarında 'davayı kabul' müessesesi işler mi? Bu tür bir davada kabulün hukuki sonuç doğurabilmesi için kimlerin kabul beyanında bulunması gerekir?
Evet, ihalenin feshi istemi, HMK m. 308/2'de belirtilen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri (kamu düzenine ilişkin) bir dava niteliğinde olmadığından, bu davalarda 'davayı kabul' müessesesi işler. Ancak, ihalenin feshi davasında menfaati olan birden fazla taraf (davalı) bulunduğundan, kabulün hukuki sonuç doğurabilmesi için **davanın tüm ilgililerinin (davalıların) davayı kabul etmesi gerekir.** Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/21962 E. ve 2017/34 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, borçlu tarafından açılan bir ihalenin feshi davasında, kabulün geçerli olabilmesi için hem **takip alacaklısının** hem de **ihale alıcısının** (eğer farklı kişilerse) davayı kabul etmesi zorunludur. Somut bir olayda, sadece ihale alıcısı davayı kabul etmiş, ancak takip alacaklısı kabul etmemişse, 'tüm ilgililerin davayı kabulü' koşulu gerçekleşmemiş sayılır. Bu durumda mahkeme, kabul beyanına dayanarak davayı kabul edemez; ihalenin feshi nedenlerini esastan inceleyerek bir karar vermek zorundadır (HMK Madde 308 - Davayı Kabul).