Karşılıksız yararlanma (kaçak elektrik/su kullanımı) suçlarında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının, TCK m. 168/5'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için hangi usuli işlemleri yapması gerekmektedir? Bu işlemlerin yapılmamasının iddianamenin iadesine etkisini Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #103795

Karşılıksız yararlanma suçlarında, TCK m. 168/5 uyarınca, kurumun zararının kamu davası açılmadan önce ödenmesi halinde şüpheli hakkında dava açılamaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/804 E. sayılı ilamına göre, Cumhuriyet savcısının bu etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için soruşturma evresinde şu usuli işlemleri yapması gerekmektedir: 1. **Gerçek Zararın Tespiti:** Kurumun bildirdiği ceza ve vergiler dahil tutar değil, **normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarının** tespit edilmesi gerekir. Bu tespit için savcılık, gerekirse CMK m. 83 ve 162 uyarınca Sulh Ceza Hakimliği'nden keşif ve bilirkişi incelemesi talep etmelidir. 2. **Şüpheliye Bildirim ve Süre Verilmesi:** Tespit edilen bu vergisiz ve cezasız zarar miktarını ödemesi halinde hakkında kamu davası açılmayacağı hususu, **şüpheliye usulünce bildirilmeli** ve ödeme yapması için kendisine **makul bir süre** tanınmalıdır. Bu işlemler, TCK m. 168/5'in uygulanabilmesi için bir nevi 'dava şartı' niteliğindedir. Yargıtay'a göre, bu araştırma ve bildirim yapılmadan doğrudan iddianame düzenlenmesi, CMK m. 174/1-b'de yer alan **'suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil toplanmadan'** dava açılması anlamına gelir. Bu nedenle, bu eksiklikler giderilmeden hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından iade edilmesi hukuka uygundur. İade kararına karşı yapılan itirazın da reddedilmesi gerekir (CMK 162 - Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E: 2018/2736, K: 2018/6327).