Manevi tazminat talebinin ıslah yoluyla artırılamaması kuralının hukuki gerekçesi nedir?
Bu kuralın temelinde, manevi zararın niteliği yatar. Maddi zarar, hesaplanabilir, bölünebilir ve zamanla artabilir (örneğin tedavi masrafları). Manevi zarar ise, olay anında kişinin ruhsal bütünlüğünde meydana gelen bir sarsıntıdır ve bir bütün olarak kabul edilir. Bu zararın sonradan 'arttığı' değil, en başta talep edilirken takdir edilmesi gerektiği varsayılır. Bu nedenle, manevi tazminatın bölünemez olduğu ve ıslahla artırılamayacağı kabul edilir.