Anayasa Mahkemesi'nin Gülseren Çıtak kararından önceki içtihadına göre, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapılabilmesi için hangi tazminat davasının açılması zorunluydu ve bu zorunluluğun gerekçesi neydi?
AYM'nin Gülseren Çıtak kararından önceki içtihadına göre, Anayasa'nın 19. maddesinin 9. fıkrası kapsamındaki tazminat hakkı ihlali iddiasıyla bireysel başvuru yolunun tüketilmiş sayılması için, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) m.141/1-e bendine dayalı bir dava açmak yeterli değildi. Başvurucuların ayrıca CMK m.141/1-a uyarınca bir dava açması ve koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olduğunu derece mahkemeleri önünde ileri sürmesi gerekiyordu. AYM bu zorunluluğu, CMK m.141/1-e uyarınca tazminat talebinde bulunabilmenin Anayasal bir güvence değil, kanundan kaynaklanan bir imkan olmasına dayandırıyordu. (Kaynak: AYMnin-CMK-m.141/1-a’da-öngörülen-tazminat-yolunun-tüketilmesine-dair-ictihat-degisikligi)