Bir işçinin iş kazası ve meslek hastalığına dayalı olarak açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, vekilinin duruşmada 'davanın sadece meslek hastalığına dayalı olduğunu, maluliyete (iş kazasına) dair taleplerinin bulunmadığını' beyan etmesi, davadan kısmen feragat anlamına gelir mi? Bu beyanın geçerli sayılabilmesi için hangi şekil şartına uyulmalıdır? (Yargıtay 21. HD, 2013/20803 E.)
Bu beyan, davanın konusunu daralttığı ve iş kazasına dayalı taleplerden vazgeçildiği anlamına geldiği için, 'davadan kısmen feragat' niteliğindedir. Davadan feragat, davayı sona erdiren ve kesin hüküm sonucu doğuran çok önemli bir usuli işlemdir. Bu nedenle, HMK m. 154/3-ç (eski HUMK'taki benzer düzenleme) uyarınca, bu tür beyanların geçerli olabilmesi için mutlak bir şekil şartı öngörülmüştür: Beyanın tutanağa geçirilmesi ve beyanda bulunan vekile okunarak 'imzasının alınması'. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, davacı vekilinin bu beyanının yer aldığı duruşma tutanağında vekilin imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay, imza şartı yerine getirilmediği için bu beyanın hukuken geçerli bir feragat sayılamayacağını ve davacının bu beyanla bağlı tutulamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla mahkemenin, iş kazasına dayalı talepleri de inceleyip karara bağlaması gerekirken, geçersiz bir beyana dayanarak bu talepleri reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur. (Kaynak: hmk-madde-154-tutanak.html)