657 sayılı DMK'ya tabi bir memurun, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'ndeki (TODAİE) lisansüstü öğreniminin, rütbe terfiinde kıdem olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki uyuşmazlıkta, sonradan yürürlüğe giren ve bu durumu engelleyen bir KHK hükmünün, öğrenime daha önce başlamış olan memurun 'beklenen hakkını' veya 'kazanılmış hakkını' ortadan kaldırıp kaldırmayacağını tartışınız. (Danıştay 5. D, E:1990/797)
Danıştay 5. Dairesi'nin anılan kararında, bu durum 'kazanılmış hak' olarak değil, en fazla 'beklenen hak' olarak değerlendirilmiş ve sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün (KHK) derhal uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. 'Kazanılmış hak', bir kişinin mevcut hukuk düzeni içinde, belirli eylem veya işlemlerle elde ettiği ve artık kendisinden geri alınamayacak olan haktır. 'Beklenen hak' ise, gelecekte belirli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak elde edilmesi umulan bir haktır ve yasal düzenlemelerle değiştirilebilir. Olayda, davacı TODAİE'deki öğrenimine başladığında, bu sürenin rütbe terfiinde değerlendirilmesini sağlayan bir yasa yürürlüktedir. Ancak davacı öğrenimini bitirmeden, bu hakkı ortadan kaldıran yeni bir KHK yürürlüğe girmiştir. Danıştay, davacının henüz öğrenimini tamamlayıp rütbe terfii hakkını fiilen elde etmediği, sadece gelecekte elde etmeyi umduğu bir beklenti içinde olduğu gerekçesiyle, yeni ve aleyhe olan düzenlemenin kendisine uygulanmasında hukuka aykırılık bulmamıştır. Bu, kanunların zaman bakımından uygulanmasında 'derhal uygulama' ilkesinin, kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla, beklenen haklara üstün geldiğini gösteren bir örnektir. (Kaynak: devlet-memurlari-kanunu-36-madde-dmk)