Anayasa Mahkemesi'nin Özer Aslankılıç kararında, idarenin bir eylemiyle bireyin mülkiyet hakkı arasında adil denge kurulması gerekliliği vurgulanmıştır. Kamusal bir proje (alt geçit) nedeniyle mülkünde değer kaybı yaşayan bir kişinin zararının tazmin edilmemesi, 'kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesi açısından neden bir ihlal oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102383

Anayasa Mahkemesi kararında da değinildiği gibi, kamu yararına yapılan bir müdahalenin (alt geçit) olumlu sonuçlarından (trafiğin rahatlaması vb.) toplumun tamamı yararlanır. Eğer bu müdahalenin olumsuz sonuçlarına (gürültü, kirlilik, erişim zorluğu, ticari değer kaybı vb.) sadece proje güzergahındaki birkaç mülk sahibi katlanmak zorunda kalırsa, bu kişiler toplumun geri kalanına göre orantısız ve aşırı bir yük üstlenmiş olurlar. 'Kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesi, kamusal bir fayda için bir bireye veya gruba yüklenen özel ve olağandışı külfetin, yine kamu tarafından (tazminat ödenerek) denkleştirilmesini gerektirir. Aksi takdirde, kamunun yararı, bireyin mülkiyet hakkını feda etmesiyle sağlanmış olur ki bu durum, Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkının korunması ilkeleriyle bağdaşmaz. Tazminat, bu adil dengeyi kuran ve bireyin aşırı fedakarlığını topluma paylaştıran bir araçtır. (Kaynak: tam-yargi-davasi-acilmasi)