İnfaz Kanunu m.107/4'te yer alan 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet' ibaresi, failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasını gerektirir mi? Bu ibarenin TCK m.58/9'daki 'örgüt mensubu suçlu' kavramından daha geniş yorumlanıp yorumlanamayacağını tartışınız.
Bu konu metinde eleştirel olarak tartışılmıştır. Lafzi bir yoruma göre, İnfaz Kanunu m.107/4'teki 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresi, failin statüsüne (üye, yönetici vb.) değil, işlenen fiilin niteliğine odaklanmaktadır. Bu ifade, TCK m.58/9'daki 'örgüt mensubu suçlu' kavramından potansiyel olarak daha geniştir. Zira bir kişi örgüt mensubu (TCK m.6/1-j'deki tanıma göre) olmasa bile, işlediği suç 'örgütün faaliyeti çerçevesinde' işlenmiş olabilir. Örneğin, örgüte sempati duyan ancak hiyerarşik yapıya dahil olmayan birinin, örgütün bir eylemine dışarıdan katılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak YCGK'nın 24.05.2023 tarihli kararı, TCK kapsamındaki suçlarda infaz rejimini belirlerken 'örgüt mensubu suçlu' olma statüsünü ve TCK m.58/9'u ön plana çıkarmaktadır. Bu da iki kanun arasındaki terminoloji farkının uygulamada yarattığı belirsizliği göstermektedir. Eleştirel görüşe göre, m.107/4'ün lafzı, 'örgüt mensubu' olmayan ama örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişileri de kapsayacak şekilde daha geniş bir uygulama alanına işaret etmektedir, ancak yargı pratiği bu konuda daha dar bir yorumu benimseme eğilimindedir. (Kaynak: orgutlu-suclarin-infazinda-TCK-m.58/9-ile-infaz-kanunu-m.107/4-tartismasi)