5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 30/b, derneklerin Anayasa ve kanunlarla açıkça yasaklanan amaçları veya konusu suç teşkil eden fiilleri gerçekleştirmek amacıyla kurulamayacağını belirtir. Bir derneğin tüzüğündeki amacı hukuka uygun görünmekle birlikte, fiili faaliyetlerinin konusu suç teşkil eden eylemlere dönüştüğü tespit edilirse, bu derneğin hukuki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102347

Bu durumda, TMK m. 89 uyarınca derneğin 'kapatılması (feshi)' gündeme gelir. Bir derneğin amacı sonradan kanuna veya ahlaka aykırı hale gelirse, Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkemece derneğin feshine karar verilir. Tüzükteki amacın (de jure) hukuka uygun olması, derneği korumaz; önemli olan fiili durumdur (de facto). Eğer derneğin organları veya üyeleri, derneği bir paravan olarak kullanarak sistematik bir şekilde suç teşkil eden faaliyetler (örneğin, dolandırıcılık, terör propagandası, yasa dışı kumar) yürütüyorsa, bu durum derneğin amacının fiilen kanuna aykırı hale geldiğini gösterir. Cumhuriyet savcısı, bu tespiti yaptığında Asliye Hukuk Mahkemesi'nde derneğin feshi için dava açar ve mahkemeden derhal faaliyetten men kararı verilmesini de talep edebilir. (Kaynak: dernek-nasil-kurulur, TMK m. 89, Dernekler Kanunu m. 30/b)