TCK m.1'in gerekçesinde, ceza kanunlarının bir ülkedeki siyasi rejimin niteliğini gösterdiği belirtilmektedir. Bu bağlamda, kanunun amacının 'kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına almayı' ön plana çıkarmasının, Türk Ceza Kanunu'nun 'özgürlükçü karakteri' açısından önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102332

TCK m. 1'in gerekçesi, kanunun temel felsefesini ortaya koymaktadır. Totaliter rejimlerin ceza hukukunu bir baskı aracı olarak kullanarak kişi hak ve özgürlüklerini ortadan kaldırdığına dikkat çekilir. Buna karşılık, demokratik hukuk devletlerinde ceza kanunlarının öncelikli amacının bireyi devletin keyfi müdahalelerine karşı korumak olduğu vurgulanır. TCK m. 1'in, kanunun amacını sayarken ilk sıraya 'kişi hak ve özgürlüklerini korumayı' koyması, bilinçli bir tercihtir. Bu, Türk Ceza Kanunu'nun, suçla mücadele ederken dahi bireyin temel haklarını (yaşam hakkı, vücut bütünlüğü, özel hayatın gizliliği, ifade özgürlüğü vb.) feda etmeyeceğini, aksine bu hakları korumayı birincil hedef olarak benimsediğini gösterir. Kamu düzeni, güvenlik gibi diğer amaçlar, bu temel haklar korunarak ve onlarla bir denge içinde sağlanmalıdır. Bu yaklaşım, kanunun liberal ve özgürlükçü bir ceza hukuku anlayışını benimsediğinin en temel göstergesidir. (Kaynak: tck-madde-1-ceza-kanununun-amaci.html)