İflas eden bir şirketin dava ehliyeti üzerindeki etkisini ve bu durumda açılmış veya açılacak bir davanın akıbetini İİK m. 194 ve HMK m. 52 çerçevesinde açıklayınız. (Yargıtay 23. HD, 2016/9659 E.)
Bir şirketin iflasına karar verilmesiyle, şirketin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi iflas masasına geçer ve şirketin dava ehliyeti (aktif ve pasif) kural olarak sona erer. Davaları takip etme yetkisi iflas idaresine (veya ilk alacaklılar toplanmasına kadar iflas dairesine) geçer. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, iflas kararı verilmeden hemen önce açılmış bir dava söz konusudur. Mahkeme, iflas kararı nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermiş, ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay'a göre, bu durumda yapılması gereken, İİK m. 194 uyarınca işlem yapmaktır. Bu maddeye göre, acele haller dışında, davacı şirketin iflasıyla birlikte davalar durur. İkinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra, iflas idaresi davanın takibine karar verirse davaya devam edilir. Yani mahkeme, davayı reddetmek yerine, İİK m. 194'teki prosedürün işlemesini beklemeli ve iflas masasının davayı takip edip etmeyeceğine göre hareket etmelidir. Bu durum, HMK m. 52'deki 'kanuni temsil' kurallarının iflas hukuku bağlamındaki özel bir yansımasıdır. (Kaynak: hmk-madde-52-davada-kanuni-temsil.html)