TCK m. 1'de sayılan Ceza Kanunu'nun amaçları (kişi hak ve özgürlükleri, kamu düzeni, hukuk devleti, kamu sağlığı ve çevre, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek) arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/38775 E. sayılı kararında, 'çevreyi kasten kirletme' suçu bağlamında bu amaçlardan hangisi ön plana çıkarılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102298

TCK m. 1'de sayılan amaçlar, ceza hukukunun temel felsefesini ve meşruiyet zeminini oluşturur. Bu amaçlar arasında bir denge gözetilmesi esastır. Örneğin, 'kamu düzeni ve güvenliğini koruma' amacı, 'kişi hak ve özgürlüklerini koruma' amacını tamamen ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. Bu denge, 'hukuk devleti' ilkesi ve ölçülülük prensibi ile sağlanır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin çevrenin kirletilmesi suçuna ilişkin anılan kararında, TCK m. 1'deki 'kamu sağlığını ve çevreyi koruma' amacı ön plana çıkarılmıştır. Kararda, Anayasa'nın 56. maddesindeki 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı'na atıf yapılarak, TCK m. 181 ve 182'deki suçların bu anayasal hakkı ve TCK m. 1'deki amacı korumaya yönelik olduğu vurgulanmıştır. Bu, ceza normlarının sadece klasik suç tiplerini değil, aynı zamanda modern yaşamın getirdiği yeni risk alanlarını (çevre, kamu sağlığı vb.) koruma fonksiyonunu da üstlendiğini göstermektedir. (Kaynak: tck-madde-1-ceza-kanununun-amaci.html, Y18.CD, E:2015/38775)