5271 sayılı CMK'nın 290. maddesi, 'sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceğini' düzenlemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/1402 E. sayılı kararı ışığında, 'sadece sanık yararına konulmuş kural' ile 'kamu düzenine ilişkin kural' ayrımını nasıl yaparsınız? Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı getirilmeden düşme kararı verilmesi hangi kategoriye girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102281

YCGK'nın 2012/1402 E. sayılı kararına göre, CMK m. 290'daki 'sanığın yararına olan kural' ifadesi, amacı yalnızca sanığın hak ve menfaatlerini korumak olan kuralları (örn: ek savunma hakkı verilmemesi, son sözün sanığa verilmemesi) ifade eder. Kamu düzenini, maddi gerçeğin araştırılmasını veya yargılamanın diğer süjelerinin hukukunu ilgilendiren kurallar ise bu kapsamda değildir. Nüfus ve sabıka kaydının getirilmesi, yargılanan kişinin doğru kişi olup olmadığının tespiti açısından; duruşma tutanağının imzalanması ise yargılamanın usulüne uygun yapıldığının ispatı açısından hem sanık hem de kamu yararını ilgilendiren, maddi gerçeğe hizmet eden kurallardır. Ancak YCGK, somut olayın özelliklerine bakarak bir değerlendirme yapmıştır. Yargılanan kişinin kimliğine veya tutanakların sahteliğine ilişkin bir iddia olmaması ve kararın sanık lehine 'düşme' kararı olması gibi durumlarda, bu usulü eksikliklerin ihlalinin, Cumhuriyet savcısına sanık aleyhine temyiz hakkı vermeyeceği sonucuna varmıştır. Yani kuralın niteliği kamu düzenine ilişkin olsa da, somut olaydaki sonucu itibarıyla sanık lehine olan bir durumun C. savcısının temyiziyle bozulmasının maddenin ruhuna aykırı olacağını kabul etmiştir. (Kaynak: cmk-madde-290-sanigin-yararina-olan-kurallara-aykirilik.html, YCGK, E:2012/1402)