CMK m.164 uyarınca adli kolluğun görevi, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda soruşturma işlemlerini yapmaktır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/11547 E. sayılı kararında, 'suçüstü hâli' gerekçesiyle arama kararı alınmadan yapılan bir aramanın hukuka uygunluğu hangi koşullara bağlanmıştır? Nöbetçi Cumhuriyet savcısının sözlü olarak 'bilgilendirilmesi' yazılı arama emrinin yerini tutar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102264

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, aramanın kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C. savcısının, ona ulaşılamıyorsa kolluk amirinin 'yazılı emri' ile yapılabileceği vurgulanmıştır (Anayasa m. 20, 21; CMK m. 116). Sözlü emirle arama yapılması, sonradan yazıya çevrilse bile hukuka aykırıdır. Ancak Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesinde belirtilen 'karar alınmadan yapılacak arama' hallerinden biri 'suçüstü hâli'dir. Kararda, suçüstü halinin varlığı durumunda karar alınmadan arama yapılabileceği kabul edilmekle birlikte, somut olayda yapılan değerlendirmede bu koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Nöbetçi C. savcısının sadece sözlü olarak bilgilendirilmesi ve onun bilgisi dahilinde hareket edilmesi, Anayasa ve CMK'nın amir hükmü olan 'yazılılık' şartını karşılamaz. Dolayısıyla, C. savcısının sözlü bilgisi, yazılı arama kararı veya emrinin yerine geçmez. Bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. (Kaynak: cmk-madde-164-adli-kolluk-ve-gorevi.html, Y12.CD, E:2016/11547)