5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu m. 105/A'nın 9. fıkrası, 'Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, koşullu salıverilme kararını verme yetkisinin hangi makamda olduğunu ve denetimli serbestlik müdürlüğünün bu süreçteki rolünü nasıl tanımlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102255

Bu hüküm, koşullu salıverilme kararını verme yetkisinin, infaz aşamasında olmasına rağmen, denetimli serbestlik müdürlüğünde değil, 'yargısal bir makam' olan mahkemede olduğunu açıkça teyit etmektedir. Denetimli serbestlik müdürlüğünün rolü, bir karar mercii olmak değil, bir 'değerlendirme ve raporlama' merci olmaktır. Müdürlük, hükümlünün denetimli serbestlik sürecindeki performansını (yükümlülüklere uyum, denetim planına riayet vb.) izler ve bu süreci objektif bir şekilde değerlendirerek 'gerekçeli bir rapor' hazırlar. Bu rapor, mahkemenin karar verirken kullanacağı en önemli delillerden biridir. Ancak rapor, mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Nihai karar, CİK m. 107 ve 108'de belirtilen usullere göre, hükmü veren mahkeme veya hükümlünün bulunduğu yerdeki infaz hâkimliği gibi yetkili mahkeme tarafından verilir. Bu düzenleme, kişinin hürriyetini doğrudan etkileyen koşullu salıverilme gibi önemli bir kararın, idari bir birim tarafından değil, yargısal bir güvence altında, bir mahkeme tarafından verilmesi ilkesini korumaktadır. Müdürlük, mahkemenin karar verme sürecine veri ve görüş sunan teknik bir yardımcı konumundadır.