TCK m.103/4, cinsel istismarın, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı 'cebir veya tehditle' gerçekleştirilmesi halinde cezanın artırılacağını düzenler. Hukuken bu yaş grubundaki bir çocuğun rızası zaten geçersiz sayılırken, kanun koyucunun ayrıca 'cebir veya tehdit' unsurunu bir ağırlaştırıcı neden olarak eklemesinin mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102249

Bu düzenlemenin mantığı, suçun haksızlık içeriğini ve failin kusur yoğunluğunu derecelendirmektir. Kanun koyucu, 15 yaşını tamamlamamış bir çocuğa yönelik her türlü cinsel davranışı, çocuğun rızası olup olmadığına bakmaksızın zaten suç olarak kabul etmektedir. Bu, çocuğun cinsel özerkliğini koruyan temel bir kuraldır. Ancak, bu temel haksızlığın üzerine bir de 'cebir veya tehdit' eklenmesi, fiilin vahametini ve mağdur üzerinde yarattığı travmayı katbekat artırır. Bu durumda fail, sadece çocuğun cinsel dokunulmazlığını ihlal etmekle kalmamakta, aynı zamanda onun beden bütünlüğüne veya ruhsal huzuruna yönelik ek bir saldırıda bulunmaktadır. Cebir veya tehdit, çocuğun direncini kırmaya yönelik ek bir haksızlık unsurudur ve fiili daha da kınanabilir hale getirir. Rızanın geçersiz sayıldığı bir durumda dahi, eylemin 'aldatma veya ikna' ile mi, yoksa 'zorlama ve korkutma' ile mi gerçekleştirildiği arasında haksızlık içeriği bakımından büyük bir fark vardır. Kanun koyucu, bu farkı gözeterek, cebir ve tehdit kullanımını failin daha tehlikeli ve acımasız olduğunu gösteren bir işaret olarak kabul etmiş ve cezanın artırılması suretiyle bu daha ağır haksızlığı ayrıca yaptırıma bağlamıştır. Bu, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesinin bir gereğidir.