657 sayılı DMK m. 36/A/12-d bendi, memuriyette iken üst öğrenimi bitirenlerin intibaklarının nasıl yapılacağını düzenler. Danıştay İdari Dava Daireleri'nin (E:1993/478), bu intibak yapılırken memurun daha önce yaptığı muvazzaf askerlik süresinin de dikkate alınması gerektiğine karar vermesi, hangi iki kanun hükmünü birleştirerek ve hangi yorum metodunu kullanarak bu sonuca ulaşmıştır?
Danıştay İdari Dava Daireleri bu sonuca, 'sistematik yorum' ve 'hakkaniyet' ilkelerini kullanarak ulaşmıştır. Mahkeme, iki ayrı kanun hükmünü bir arada değerlendirmiştir: 1) DMK m. 36/A/12-d: Bu madde, üst öğrenim bitirenlerin intibakında 'memuriyette geçirilen başarılı hizmet sürelerinin' dikkate alınacağını belirtir ve askerlik süresinden açıkça bahsetmez. 2) DMK m. 84: Bu madde ise, genel bir kural olarak, muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra devlet memurluğuna atananların, askerlikte geçen sürelerinin 'derece ve kademe ilerlemesinde değerlendirileceğini' öngörür. Lafzi bir yorumla, 36. madde özel bir durumu (intibak) düzenlediği için 84. maddedeki genel kuralın uygulanamayacağı düşünülebilirdi. Ancak Danıştay, sistematik bir yorum yaparak, kanunun bir bütün olduğunu ve bir maddesindeki hakkın diğer maddesiyle çelişir gibi göründüğünde, memur lehine ve hakkaniyete uygun bir yorum yapılması gerektiğini benimsemiştir. Memuriyete girmeden önce askerlik yapan birinin bu süresi sayılırken, memuriyetteyken üst öğrenim bitiren ve intibakı yapılan aynı durumdaki birinin askerlik süresinin sayılmaması, eşitlik ilkesine aykırı bir sonuç doğuracaktır. Bu nedenle Danıştay, 84. maddedeki genel ilkenin, 36. maddedeki özel intibak durumunda da kıyasen uygulanması gerektiğine, yani her iki hükmün birlikte değerlendirilerek askerlik süresinin de intibakta dikkate alınması gerektiğine karar vermiştir. Bu, kanunun ruhuna ve genel adalet anlayışına uygun bir yorumdur.