TCK m.103/3-d, cinsel istismar suçunun 'vasi, eğitici, öğretici, bakıcı...' gibi kişiler tarafından işlenmesini nitelikli hal sayarak cezayı artırmaktadır. Bu ağırlaştırma nedeninin temelinde yatan 'ihlal edilen özel güven ilişkisi' kavramını açıklayınız. Bu durum, suçun haksızlık içeriğini nasıl artırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102209

Bu ağırlaştırma nedeninin temelinde yatan kavram, failin sadece çocuğun cinsel dokunulmazlığını değil, aynı zamanda çocuğun (ve ailesinin) kendisine duyduğu özel 'güven ve itimat ilişkisini' de ihlal etmesidir. Vasi, eğitici, öğretmen, bakıcı gibi kişiler, görevleri gereği çocuk üzerinde bir nüfuza, otoriteye ve gözetim sorumluluğuna sahiptirler. Çocuk, bu kişileri bir koruyucu, bir rehber olarak görür ve onlara karşı daha savunmasızdır. Bu kişiler, normal bir yabancının çocuğa yaklaşmasından çok daha kolay bir şekilde çocuğun yanına sokulabilir, onunla yalnız kalabilir ve güvenini kazanabilirler. Fail, bu suçu işlerken, mesleğinin veya görevinin kendisine sağladığı bu kolaylıktan ve güven ilişkisinden faydalanmaktadır. Bu durum, suçun haksızlık içeriğini iki katmanlı olarak artırır: 1) Mağdurun Savunmasızlığının Artması: Mağdur, güvendiği bir kişi tarafından istismar edildiği için direnme veya durumu başkalarına anlatma konusunda daha fazla zorluk yaşar. 2) Görevin Kötüye Kullanılması: Fail, kendisine emanet edilen koruma ve gözetim yükümlülüğünü, bir istismar aracına dönüştürerek görevine ihanet etmiş olur. Bu, fiilin toplumsal olarak yarattığı infiali ve kınanabilirliği de artırır. Bu nedenle kanun koyucu, bu özel güven ilişkisinin istismarını daha ağır bir yaptırımla karşılamıştır.