HMK m. 144, tahkikat aşamasında mahkemenin tarafları dinleyebileceğini düzenler. Bir davalı, ön inceleme duruşmasına katılmamış ancak daha sonraki bir aşamada (bilirkişi raporuna itiraz ederken) tanık dinletme talebinde bulunmuşsa, mahkemenin bu talebi reddederek yargılamayı sonlandırması neden 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlali sayılır (Y9.HD 2016/13923 K.)? Ön inceleme ile tahkikat aşamaları arasındaki usuli farklar bu bağlamda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102197

Mahkemenin bu talebi reddetmesi, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27) ihlalidir. Çünkü HMK, yargılamayı 'ön inceleme' ve 'tahkikat' olarak iki ayrı aşamaya ayırmıştır. Ön incelemenin amacı, uyuşmazlık konularını belirlemek ve delillerin sunulması için hazırlık yapmaktır (HMK m. 137). Bu aşamada taraflar iddia ve savunmalarını ve bunlara ilişkin delillerini bildirirler. Ancak delillerin toplanması ve değerlendirilmesi (tanık dinlenmesi, keşif yapılması vb.) 'tahkikat' aşamasında gerçekleşir. HMK m. 144 uyarınca, mahkemenin tahkikat aşamasına geçerken tarafları usulüne uygun olarak davet etmesi zorunludur. Yargıtay kararındaki olayda, davalı ön inceleme duruşmasına katılmamış olabilir, ancak bu onun tahkikat aşamasına davet edilme ve bu aşamada delillerini sunma hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkemenin, davalıyı tahkikat duruşmasına hiç davet etmeden veya davet etse bile delil sunma talebini (tanık dinletme gibi) ön incelemede bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesi, davalının 'açıklama ve ispat hakkını' elinden alır. Bu, ön inceleme ile tahkikat aşamalarının fonksiyonlarını karıştırmak ve adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birini ihlal etmek anlamına gelir. Mahkeme, tahkikat aşamasında taraflara delillerini sunmaları için yeniden imkan tanımalıdır.