657 sayılı DMK m. 36/A/1'de, memuriyette iken avukatlık stajını yapanlara bir kademe ilerlemesi verileceği hükmü ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 11'de yer alan 'aylık... karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev... avukatlıkla birleşemez' hükmü arasındaki çelişki nasıl yorumlanmalıdır? Danıştay'ın (E:2008/1165, K:2008/5407) memurun staj yapma başvurusunun reddini hukuka uygun bulmasına rağmen, stajı bir şekilde tamamlayan memura 657 s. Kanun'daki haktan yararlanma imkanı tanıyan fiili durum nasıl bir hukuki sonuç doğurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102190

Bu iki kanun arasındaki çelişki, bir 'lex specialis' (özel kanun) ve 'lex posterior' (sonraki kanun) çatışması olarak görülebilir. Avukatlık Kanunu, avukatlık mesleğine ilişkin özel kanun olduğu için, memurun staj yapmasını engelleyen hükmünün öncelikli uygulanması gerekir. Nitekim Danıştay kararı da bu yöndedir ve idarenin staj başvurusunu reddetmesini hukuka uygun bulmuştur. Ancak, idarenin bu yasağı uygulamaması veya gözden kaçırması sonucu fiilen stajını tamamlayıp ruhsatını alan bir memur söz konusu olduğunda, durum farklı bir boyut kazanır. 657 sayılı DMK, memurların özlük haklarını düzenleyen temel kanundur. DMK m. 36/A/1, herhangi bir istisna belirtmeksizin 'memuriyetleri sırasında... avukatlık stajını yapanlara' bir kademe ilerlemesi verileceğini amirdir. Bu durumda, stajın Avukatlık Kanunu'na aykırı yapılmış olması, memurun özlük haklarını düzenleyen DMK'daki açık hükmün uygulanmasına engel teşkil etmez. Ortaya çıkan hukuki sonuç şudur: İdare, Avukatlık Kanunu'na dayanarak staj yapılmasına izin vermemekle yükümlüdür. Ancak bu yola gidilmemiş ve staj tamamlanmışsa, idare bu kez DMK'daki emredici hüküm gereği, stajın nasıl yapıldığını değil, yapılıp yapılmadığını dikkate alarak kademe ilerlemesini uygulamak zorundadır. Bu, bir yandan hukuka aykırı bir duruma (memurun staj yapması) diğer yandan başka bir kanunun (DMK) emrettiği bir hakkın tanınması gibi çelişkili ama fiili bir sonuç doğurur.