15 yaşını bitirmiş bir çocukla rızasıyla cinsel ilişkiye girme fiili (TCK m. 104) ile 15 yaşını tamamlamamış bir çocukla rızasıyla cinsel ilişkiye girme fiili (TCK m. 103) arasındaki temel hukuki fark nedir? Kanun koyucunun 15 yaşını 'rıza ehliyeti' açısından bir eşik olarak belirlemesinin altında yatan felsefeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102173

İki fiil arasındaki temel hukuki fark, 'rıza'nın hukuki geçerliliğidir. TCK sistematiğine göre, 15 yaşını tamamlamamış bir çocuğun cinsel dokunulmazlığına yönelik hiçbir eyleme hukuken geçerli bir rıza göstermesi mümkün değildir. Bu yaş grubundaki çocukların rızası, mutlak olarak yok sayılır (mutlak koruma). Bu nedenle bu yaş grubundaki bir çocukla girilen her türlü cinsel ilişki, çocuğun isteğiyle dahi olsa, 'cinsel istismar' (TCK m. 103) suçunu oluşturur. Buna karşılık, 15 yaşını bitirmiş çocukların (15-18 yaş arası) cinsel eylemlere rıza gösterme yeteneği 'nispi' olarak kabul edilmiştir. Bu yaş grubundaki bir çocukla, cebir, tehdit veya hile olmaksızın, kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girilmesi 'cinsel istismar' suçunu değil, daha hafif yaptırımlar öngören ve şikayete bağlı olan 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m. 104) suçunu oluşturur. Kanun koyucunun 15 yaşını eşik olarak belirlemesinin altındaki felsefe, bireyin cinsel özerkliğini (sexual self-determination) anlama ve bu konuda sağlıklı kararlar verebilme yeteneğinin gelişimine ilişkin varsayımdır. 15 yaş, bu yeteneğin asgari düzeyde oluşmaya başladığı, ancak tam bir cinsel olgunluğa erişilmediği bir geçiş dönemi olarak kabul edilmekte ve bu nedenle 'nispi koruma' sağlanmaktadır.