TCK m. 103/2'de düzenlenen nitelikli cinsel istismar (tecavüz) suçunda, 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' unsurunun gerçekleşmesi için, kullanılan cismin cinsel bir nitelik taşıması veya cinsel arzuların tatmini amacıyla kullanılması zorunlu mudur? 'Sair bir cisim' ifadesinin geniş yorumlanmasının ceza hukukundaki 'kanunilik' ilkesi açısından doğurabileceği riskler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102171

Hayır, kullanılan cismin cinsel bir nitelik taşıması veya eylemin cinsel arzuların tatmini amacıyla yapılması zorunlu değildir. Suçun oluşumu için önemli olan, failin eyleminin objektif olarak cinsel bir davranış niteliği taşıması ve vücuda vajinal, anal veya oral yoldan bir organ veya cismin sokulmasıdır. Örneğin, sırf aşağılama amacıyla bir sopa kullanılması dahi bu suçu oluşturabilir. 'Sair bir cisim' ifadesi, kanunilik (belirlilik) ilkesi açısından riskler taşıyabilir. Ancak Yargıtay uygulaması ve doktrin, bu ifadenin, suçun işlendiği vücut bölgelerinin (vajina, anüs, ağız) niteliği göz önüne alındığında, bu bölgelere sokulabilecek her türlü katı nesneyi kapsayacak şekilde yorumlanması gerektiğini kabul etmektedir. Buradaki kanunilik denetimi, 'cisim' kelimesinin kendisinden çok, eylemin genel cinsel istismar tanımına uyup uymadığı üzerinden yapılır. Eğer eylem, çocuğa yönelik cinsel bir davranış karakteri taşıyorsa, kullanılan cismin ne olduğu ikincil önemdedir. Ancak, eylemin cinsel niteliği belirsizse, 'sair cisim' ifadesinin geniş yorumlanması, suç tipinin kapsamını öngörülemez şekilde genişletme riski taşır.