Bir davanın taraflarından birinin limited şirket olduğu ve yargılama devam ederken bu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkeme davayı husumet yokluğundan reddetmeli midir, yoksa başka bir usuli işlem mi yapmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102155

Mahkeme, davayı doğrudan husumet (taraf ehliyeti) yokluğundan reddetmemelidir. Bu durum, giderilebilir bir dava şartı noksanlığı olarak kabul edilir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/14338 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin yapması gereken, şirketin tasfiye işlemlerinin yeniden başlatılarak tüzel kişiliğinin geçici olarak canlandırılması, yani 'ihyası' için davacıya uygun bir süre vermektir. Davacı, bu süre içinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nde tasfiye memuru ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı bir ihya davası açmalıdır. Mahkeme, bu davanın sonucunu 'bekletici mesele' yapmalıdır. İhya davası kabul edilirse, yeniden tüzel kişilik kazanan şirketin kanuni temsilcisine tebligat yapılarak yargılamaya devam edilir. Eğer davacı verilen sürede ihya davası açmazsa veya açtığı dava reddedilirse, o zaman ilk dava, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. (Kaynak: hmk-madde-52-davada-kanuni-temsil.html)