5271 sayılı CMK'nın 2/j maddesinde düzenlenen 'suçüstü' hali, kolluk görevlisine hangi olağanüstü yetkileri tanır ve bu yetkilerin kullanılmasının sınırları nelerdir? Bir ihbara dayanarak yapılan operasyonun 'suçüstü' sayılabilmesi için aranan koşullar nelerdir?
CMK m. 2/j'ye göre suçüstü hali, işlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra failin takip edilerek yakalandığı hali veya failin, suçu henüz işlediğini gösteren delillerle yakalandığı halleri ifade eder. Suçüstü hali, kolluk görevlisine, normalde hâkim kararı veya savcı emri gerektiren bazı işlemleri bu kararlar olmadan yapma yetkisi tanır. Bunların başında CMK m. 90 uyarınca 'yakalama' yetkisi ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 8 uyarınca 'arama' yetkisi gelir. Bu yetkilerin sınırı, durumun aciliyeti ve delillerin kaybolmasını önleme zorunluluğudur. Bir ihbara dayanarak yapılan bir operasyonun 'suçüstü' sayılabilmesi için, kolluğun olay yerine intikal ettiğinde, suçun fiilen işlenmekte olduğunu (örn: uyuşturucu satışı yapılırken) veya faili, suçun hemen ardından delillerle birlikte (örn: kanlı bıçakla olay yerinden kaçarken) yakalaması gerekir. Sadece bir ihbarın varlığı, tek başına suçüstü halini oluşturmaz; kolluğun kendi gözlemiyle suçun işlendiğini veya az önce işlendiğini somut olarak tespit etmesi gerekir. (Kaynak: tck-madde-1-ceza-kanununun-amaci.html, Y20.CD, E: 2016/5)