TCK m. 107/1'de düzenlenen şantaj suçu ile m. 107/2'de düzenlenen şantaj suçu arasında 'manevi unsur' bakımından ne gibi bir fark vardır?
İki fıkra arasında manevi unsur (kast) bakımından önemli bir fark vardır. TCK m. 107/1'de düzenlenen şantaj suçunun oluşması için 'genel kast' yeterlidir. Yani failin, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını/yapmayacağını söyleyerek, mağduru kanuna aykırı bir şeye zorladığını bilmesi ve istemesi suçun oluşması için kafidir. Bu fıkrada failin ayrıca özel bir amaçla (saikle) hareket etmesi aranmamıştır. Buna karşılık, TCK m. 107/2'de düzenlenen şantaj suçunun oluşması için 'özel kast' aranır. Madde metninde bu durum, 'Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla...' ifadesiyle açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, failin, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususu açıklama tehdidinde bulunurken, bu eylemi 'kendisine veya bir başkasına yarar sağlama' özel amacıyla (saikiyle) yapması gerekir. Bu özel amaç yoksa, eylem TCK m. 107/2 kapsamındaki şantaj suçunu değil, şartları varsa TCK m. 106'daki tehdit veya TCK m. 125'teki hakaret suçunu oluşturabilir. (Kaynak: santaj-sucu-cezasi-tck-107-madde)