Cinsel istismar suçunun nitelikli hali olan vücuda organ veya sair cisim sokulması (TCK m. 103/2) ile basit cinsel istismar (TCK m. 103/1) arasındaki ayrım, bazen zor olabilir. Örneğin, failin cinsel organını mağdurun bacak arasına veya kalçaları arasına sürtmesi eylemi, Yargıtay içtihatlarında genellikle hangi suç kapsamında değerlendirilmektedir ve bu değerlendirmenin kriteri nedir?
Bu tür eylemlerin hukuki nitelendirilmesi Yargıtay kararlarında tartışmalıdır, ancak genel eğilim eylemin 'vücuda organ sokma' niteliğinde olup olmadığına odaklanmaktadır. TCK m. 103/2'deki nitelikli halin oluşması için vücudun vajinal, oral veya anal boşluklarına bir girişin (penetrasyon) olması şarttır. Failin cinsel organını, mağdurun vücut boşluklarına bir giriş olmaksızın, sadece bacak arasına, kalçasına veya göğüslerine sürtmesi eylemi, 'vücuda organ sokma' olarak kabul edilmez. Bu tür eylemler, 'sarkıntılık' düzeyini aşan, yoğun ve sürekli bir bedensel temas içerdiği için genellikle TCK m. 103/1'deki 'basit cinsel istismar' suçu kapsamında değerlendirilir. Değerlendirmedeki temel kriter, vücut boşluklarına yönelik bir 'penetrasyon' (giriş) eyleminin var olup olmadığıdır. Penetrasyon yoksa suç nitelikli hale dönüşmez. (Kaynak: cinsel-istismar-sucu'ndaki genel suç tanımlarından yapılan çıkarım ve genel Yargıtay uygulamaları.)