CMK m. 290'ın gerekçesinde, 'Cumhuriyet savcısı gerçeğin araştırılması amacına yönelik veya kamu yararına ilişkin olmayan, yalnızca sanık yararına kabul edilmiş hukuk kuralının uygulanmaması... nedeniyle hükmün sanık aleyhine bozulması için temyiz yoluna başvuramaz' denilmektedir. Son sözün sanığa verilmemesi (CMK m. 216/3) kuralının ihlali bu kapsamda mıdır? Sanığın beraat ettiği bir durumda C. savcısı bu kural ihlaline dayanarak temyiz başvurusunda bulunabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102104

Evet, son sözün sanığa verilmemesi kuralı, tipik olarak CMK m. 290 kapsamında 'yalnızca sanık yararına kabul edilmiş' bir kural olarak değerlendirilir. Bu kuralın amacı, sanığa en son kendini savunma, lehe olan bir hususu dile getirme fırsatı tanıyarak, olası bir mahkumiyetten kurtulmasını veya daha lehe bir karar almasını sağlamaktır. Eğer sanık zaten en lehe karar olan 'beraat' kararını almışsa, son söz hakkının verilmemiş olması ona bir zarar vermemiştir. Bu durumda, Cumhuriyet savcısının bu usuli aykırılığa dayanarak, sanık aleyhine bir sonuç doğuracak şekilde (beraat kararının bozulması gibi) temyiz yoluna başvurması, CMK m. 290'ın lafzına ve ruhuna aykırı olur. Yargıtay, bu gibi durumlarda C. savcısının temyiz istemini, yetkisizlik nedeniyle reddetmektedir. (Kaynak: cmk-madde-290-sanigin-yararina-olan-kurallara-aykirilik.html'deki genel ilkeler ve öğreti görüşleri)