TCK m. 107/2'de düzenlenen şantaj suçunda, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların 'gerçek' veya 'asılsız' olmasının suçun oluşumu açısından bir farkı var mıdır? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102085

Hayır, bir farkı yoktur. TCK m. 107/2, '...hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması' ifadesini kullanmıştır. 'Açıklanacağı' kelimesi, var olan, gerçek bir durumun ifşa edileceği tehdidini; 'isnat edileceği' kelimesi ise, gerçekte var olmayan, asılsız bir durumun mağdura atfedileceği tehdidini ifade eder. Kanun koyucu her iki durumu da suçun maddi unsuru olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla, failin mağdura 'senin yapmış olduğun şu yasa dışı işi patronuna anlatırım' demesi (gerçek bir durumu açıklama tehdidi) ile 'senin yapmadığın halde şu yasa dışı işi yapmışsın gibi patronuna anlatırım' demesi (asılsız bir durumu isnat etme tehdidi) arasında, şantaj suçunun oluşumu bakımından bir fark bulunmamaktadır. Her ikisi de mağdurun iradesini sakatlamaya ve onu haksız bir davranışa zorlamaya yönelik olduğundan cezalandırılır. (Kaynak: santaj-sucu-cezasi-tck-107-madde)