TCK m. 103'te düzenlenen cinsel istismar suçlarında, suçun 'vasi, eğitici, öğretici, bakıcı' gibi koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi neden bir nitelikli hal olarak kabul edilmiştir? Bu nitelikli halin (TCK m. 103/3-d) ardındaki hukuki ve sosyolojik gerekçeleri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102023

Bu durumun nitelikli hal olarak düzenlenmesinin temelinde, failin mağdur üzerindeki özel konumu ve bu konumun sağladığı kolaylık ile güven ilişkisinin kötüye kullanılması yatmaktadır. Hukuki gerekçesi, bu kişilerin mağdur çocuk üzerinde kanundan veya sözleşmeden doğan bir koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğüne sahip olmalarıdır. Bu yükümlülük, onlara çocukla daha kolay temas kurma, onun güvenini kazanma ve eylemlerini gizleme imkanı tanır. Fail, bu özel hukuki statüsünü ve güven ilişkisini bir suç aracı olarak kullanmaktadır. Sosyolojik gerekçesi ise, çocuğun en çok güvenmesi beklenen kişilerden (öğretmen, bakıcı vb.) gelen bu tür bir saldırının, çocuğun ruh sağlığı üzerinde çok daha yıkıcı ve travmatik etkiler bırakması, güven duygusunu temelden sarsmasıdır. Kanun koyucu, bu ağırlaştırıcı sebebi öngörerek hem bu tür fiillerin caydırıcılığını artırmayı hem de bu özel güven ilişkisini ihlal edenleri daha ağır bir şekilde cezalandırmayı amaçlamıştır. Bu halde ceza, TCK m. 103/3 uyarınca yarı oranında artırılır. (Kaynak: cinsel-istismar-sucu)