Ticaret sicilinden kaydı resen silinerek tüzel kişiliği sona ermiş bir limited şirkete karşı hizmet tespiti davası açılması durumunda, mahkemenin izlemesi gereken usuli yol nedir? Bu durumun 'dava ehliyeti' ve 'taraf teşkili' açısından sonuçlarını HMK m. 52 ve 54 çerçevesinde açıklayınız. (Yargıtay 21. HD, 2016/14338 E.)
Ticaret sicilinden kaydı silinen bir şirketin tüzel kişiliği ve dolayısıyla dava ehliyeti sona erer. Bu durum, HMK m. 114 uyarınca bir dava şartıdır. Ancak mahkeme, davayı doğrudan dava şartı yokluğundan reddetmemelidir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında belirttiği gibi, bu durumda yapılması gereken, tüzel kişiliği sona eren şirketin 'ihyası' için davacıya süre vermektir. Davacı, şirketin ihyası için tasfiye memuruna ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ayrı bir dava açmalıdır. Bu dava, bekletici mesele yapılır. Şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, yeniden tüzel kişilik kazanan şirkete usulüne uygun tebligat yapılarak davaya dahil edilir ve taraf teşkili sağlanır. Ancak bu süre içinde ihya davası açılmazsa veya açılan dava reddedilirse, eldeki dava, dava şartı yokluğu (taraf ehliyeti yokluğu) nedeniyle usulden reddedilir. Bu süreç, HMK m. 52 ve 54'teki kanuni temsil ve temsil yetkisindeki eksikliğin giderilmesine ilişkin kuralların kıyasen uygulanmasıdır. (Kaynak: hmk-madde-52-davada-kanuni-temsil.html, Y21.HD, E:2016/14338)