HMK m. 52, tüzel kişilerin davada yetkili organları tarafından temsil edileceğini belirtir. Bir banka şubesinin, kendi işlemlerinden doğan bir davada 'taraf ehliyeti' olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/15782 E. sayılı kararında bu konu nasıl çözümlenmiştir?
Bu karar hukuka uygun değildir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, bu durumun 'taraf ehliyeti' (HMK m. 50) sorunu değil, 'davada kanuni temsil' (HMK m. 52) sorunu olduğu vurgulanmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na göre şubeler, bankanın bağımlı bir parçası olup, bankanın faaliyetlerinin bir kısmını kendi başına yapan birimlerdir. HMK m. 14/1, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu düzenleyerek şubelere pasif dava ehliyeti tanımıştır. Şube, tüzel kişiliği olan bankayı temsil eden bir organdır. Bu nedenle, şubenin kendi yaptığı işlemlerden kaynaklanan bir davada, davalı olarak banka tüzel kişiliği adına şubenin gösterilmesi mümkündür. Mahkemenin, şubenin taraf ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmesi yerine, davayı banka tüzel kişiliğine yöneltilmiş kabul ederek işin esasına girmesi gerekir. Yargıtay, şubenin bankayı temsile yetkili olduğunu kabul ederek kararı bozmuştur. (Kaynak: hmk-madde-52-davada-kanuni-temsil.html, Y13.HD, E:2015/15782)