Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan bir failin, TCK m. 220/6 uyarınca 'örgüt adına suç işlemesi' ile TCK m. 220/7 uyarınca 'örgüte yardım etmesi' arasında infaz hukuku açısından (TCK m. 58/9 ve İnfaz Kanunu m. 107/4 uygulaması) ne gibi temel bir fark ortaya çıkmaktadır? Eleştirel bakış açısıyla bu iki kavramın yarattığı belirsizlikleri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #102009

Bu iki durum arasında infaz hukuku açısından önemli bir fark bulunmaktadır. TCK m. 6/1-j'de 'örgüt mensubu suçlu' tanımı yapılırken 'örgüt adına ... suç işleyen kişi' bu kapsama dahil edilmiş, ancak 'örgüte yardım eden' kişi bu tanımın dışında bırakılmıştır. TCK m. 58/9 ise mükerrirlere özgü infaz rejimini sadece 'örgüt mensubu suçlular' için öngörmektedir. Dolayısıyla, TCK m. 220/6'dan (örgüt adına suç işleme) mahkum olan bir kişi 'örgüt mensubu' sayılacağından hakkında TCK m. 58/9 uygulanabilir. Ancak TCK m. 220/7'den (yardım etme) mahkum olan kişi 'örgüt mensubu' sayılmadığı için hakkında TCK m. 58/9 uygulanamaz. Bu durum İnfaz Kanunu m. 107/4 açısından bir belirsizlik yaratır. M. 107/4, 'örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan' mahkumiyet halinde ağırlaştırılmış infaz rejimi öngörür ve 'örgüt mensubu olma' şartı aramaz. Bu durumda, 'örgüt adına suç işleyen' veya 'yardım eden' kişinin işlediği suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde' kabul edilip edilmeyeceği ve m. 107/4'ün TCK m. 58/9'dan bağımsız uygulanıp uygulanamayacağı bir tartışma konusudur. YCGK kararı, TCK kapsamındaki suçlar için 'örgüt mensubu' olma şartını ön plana çıkarırken, kanun metinlerindeki bu farklı ifadeler uygulamada tereddütlere yol açmaktadır. (Kaynak: orgutlu-suclarin-infazinda-TCK-m.58/9-ile-infaz-kanunu-m.107/4-tartismasi)