Sanığın müdafii olduğu bir davada, gerekçeli kararın hem müdafie hem de sanığa ayrı ayrı tebliğ edilmesi durumunda temyiz süresi hangi tebligatla başlar? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 20.02.2023 tarihli kararında, YCGK kararına atıf yapılmasına rağmen ulaşılan farklı sonucu hukuki olarak nasıl değerlendirirsiniz?
Genel kural ve YCGK'nın 24.02.2022 tarihli kararında belirtilen ilke, vekil ile takip edilen işlerde sürenin vekile (müdafie) yapılan tebligatla başlayacağı yönündedir. Bu durumda sanığa yapılan tebligatın süreyi yeniden başlatmayacağı kabul edilir. Ancak Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 20.02.2023 tarihli, 2023/1663 E. sayılı kararında, müdafie yapılan tebliğden sonra sanığa da tebligat yapıldığı ve sanığın bu tebligat üzerine süresinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Daire, müdafiin temyiz yoluna başvurmadığı bu olayda, sanığın kendi adına yaptığı temyiz başvurusunu süresinde kabul etmiştir. Bu durum, YCGK'nın genel ilkesinden bir ayrılma teşkil etmekle birlikte, sanığın bizzat kanun yoluna başvurma hakkını korumaya yönelik, adil yargılanma hakkı lehine genişletici bir yorum olarak değerlendirilebilir. Özellikle müdafiin pasif kaldığı durumlarda, sanığın doğrudan yaptığı başvurunun geçerli sayılması, hak kaybını önlemeye yöneliktir. (Kaynak: durusmaya-katilmayan-saniga-tebligat)