Bir dernek, tüzüğünde 'derneğin borçlanma usulleri'ni belirtmek zorundadır (TMK m. 60). Eğer bir derneğin yönetim kurulu, tüzükte belirtilen usullere (örneğin, genel kuruldan yetki alma şartına) aykırı olarak dernek adına bir borçlanma işlemi yaparsa, bu işlemin hukuki geçerliliği ve üçüncü kişilere (alacaklılara) karşı durumu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101973

Bu durumda, işlemin hukuki geçerliliği ve sonuçları, 'iç ilişki' (dernek ve yönetim kurulu arasındaki) ve 'dış ilişki' (dernek ve üçüncü kişi arasındaki) açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 1) İç İlişki Açısından: Yönetim kurulunun tüzükteki usullere aykırı borçlanması, bir yetki aşımıdır ve derneğe karşı sorumluluğunu doğurur. Bu işlem nedeniyle dernek bir zarara uğrarsa, genel kurul kararıyla bu zararın yöneticilerden tazmini istenebilir. Bu, yöneticilerin özen yükümlülüğünü ihlal etmesidir. 2) Dış İlişki Açısından: Üçüncü kişinin (alacaklının) durumu, onun 'iyi niyetli' olup olmamasına bağlıdır. TMK m. 57 uyarınca, bir tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. Yönetim kurulu derneğin temsil organıdır. Eğer üçüncü kişi, yönetim kurulunun tüzüğe göre yetkisiz olduğunu bilmiyorsa ve bilmesi de kendisinden beklenemiyorsa, yani 'iyi niyetli' ise, dernek bu borçlanma işlemiyle bağlıdır. Dernek, 'bizim yöneticimiz yetkisizdi' diyerek borcu ödemekten kaçınamaz. Bu kural, işlem güvenliğini ve iyi niyetli üçüncü kişileri korumayı amaçlar. Ancak, eğer üçüncü kişi, yöneticinin yetkisiz olduğunu biliyor veya basit bir araştırmayla (örneğin tüzüğü inceleyerek) bilebilecek durumdaysa, o zaman iyi niyetli sayılmaz ve dernek bu işlemle bağlı olmaz. Bu durumda alacaklı, borcu ancak işlemi yapan yöneticilerden şahsen talep edebilir.