TCK m. 103/6, cinsel istismar suçu sonucu mağdurun 'bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına' hükmolunacağını düzenler. Bu hüküm, ceza hukukundaki 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' yapısıyla nasıl bir ilişki içindedir ve failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için manevi unsur (kast/taksir) açısından hangi şartın gerçekleşmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101972

Bu hüküm, ceza hukukundaki 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' (TCK m. 23) yapısının özel bir görünümüdür. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği temel suçtan (burada cinsel istismar) daha ağır veya başka bir neticenin (burada ölüm veya bitkisel hayat) meydana gelmesi durumudur. Failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, TCK m. 23'teki genel kural gereği, bu ağır netice açısından 'en azından taksirle' hareket etmiş olması gerekir. Yani, failin cinsel istismar eylemini 'kasten' işlemesi, ancak ortaya çıkan ölüm veya bitkisel hayat neticesini öngörebilir durumda olmasına rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bu sonuca yol açması (taksir) yeterlidir. Failin bu ağır sonucu ayrıca 'kasten' istemesi (örneğin öldürme kastıyla hareket etmesi) gerekmez. Eğer fail, istismar eylemini işlerken aynı zamanda mağduru öldürmeyi de kasten hedeflemişse, bu durumda cinsel istismar ve kasten öldürme suçlarından ayrı ayrı (gerçek içtima) sorumlu olurdu. TCK m. 103/6 ise, temel suç kastının ötesinde, öngörülebilir olan ancak istenmeyen ağır neticeden dolayı sorumluluğu düzenleyen özel bir içtima kuralıdır ve failin cezasını tek bir suç üzerinden ağırlaştırır.